Hamil’ul- Liva Misafir | AH-U EFGAN Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla
Bir damla kan… Bir damla gözyaşı… Bir damla su… Kerbela… Tarihe Destan Tarihe efsane Kerbela.. Tam ortasında çölün, kan akan çeşmesi Akıtır ahu-zar ile Kûbra’nın sinesine
Ey HÜSEYİN.. Bugün Muharreminin birinci günü Mateminin ilk günü Bugün sinemi vurduğum ilk gün Bu gece sana yer gök kan ağlıyor Bu gece sana Anan Zehra ağlıyor Bu gece sana Atan Ali ağlıyor Bu gece sana Bakiyetullah ağlıyor. Ne fırtınalar eser bu yürekte İçim buruk, Layık olamamanın fikrinde Sana ağlıyorum… Bugün mateminin ilk günü Ağlayın göz yaşı dökün Hüseyin’e Ağlayın göz yaşı dökün Zeyneb’e Ağlayın göz yaşı dökün Kerbela Şehitlerine.
Susuzlar feryad eder... Yürekler susuz, lebler teşni…
Mateminin onuncu günü… Kerbela meydanı.. Kan kokuyor!... Resulün Ümmü Seleme’ye verdiği toprağın kana döndüğü gün. Melekler sarmış Hüseyin ve yarenlerini Şehadetin meydanı Yiğitler bir bir çıkıyor meydana İslam bayrağını dalgalandırmaya Hak ile batılı ayırmaya….
Size hangi bir yiğidi anlatayım ki; şehadetin meydanında Size hangi bir anayı anlatayım ki ; göz yaşları içinde Size hangi bir bacıyı anlatayım ki; susuz kalmış yüreklere su serpsin
İşte Kerbela’nın ilk şehidi. Aliyul Ekber… Sureti Peygamber Ekber.. Nasılda Resule benziyor… Bu ne sevinç böyle EY ALİ Bu ne aşk böyle EY ALİ Ölüme koşar adımlarla gidiyorsun Ölüme gülerek gidiyorsun Nasılda inletiyor meydanı Arşı ala titriyor Her Zehra’nın bir Yusuf’u vardır. Leyla’nın canı yusufuda Aliyul Ekber Ekbere bak!... Mecnunu keremi meydanda olan Leyla’ya bak!..
Ey şehidlerin efendisi.. Meydanında yiğitlerin
İşte Hasan oğlu Kasım Ölüm baldan daha tatlı Cebindeki Hasan mektubu ile Hüseyin’in yanında Hüseyin’in kıyamında Babasına verdiği söz ile. Gidiyor meydana… Miğfer büyük geliyor 13 yaşındaki bedene Ama kafirleri korkutmaya yetiyor Taki amca feryadı duyulana dek Düşüyor kerbelanın susuz topraklarına
Nasıl anlatayım ki siz bağrı yanıklara, Heydar-ı Kerrar’ın ay yüzlü yiğidini… Hüseyin’in kolsuz Alemdarını!.. Nasıl anlatayım ki kendisini hüseyine layık göremeyeni. Dilsiz bir dil vardı Yanıyordu “eğa” (abi)diyemediğinden Geldi zamanı!... Fatıma seslendi AŞURA GÜNÜ Su taşıyan kolları oklandığı an Ses verdi!... “Ol dedi” Yaradan Eğa diyemeyen dil aşka geldi EĞA CAN HUSEYIN… Eğa Huseyının kucağında Ruhu teslim eyledi feryadı figan ile O heybeti O azameti O kahramanlığı O Kerbela'nın reyhan gülü Teşnelerin serdarı Alem nasıl pervane olmasın aşikarı Ebelfezle..
Bıçak altında İbrahim’in İsmail’i Kerbubela da Hüseyin’in Ali Asgarı İbrahim’in kesmeyen bıçağı Abdullah’ın oklanan boğazı Doldu Hüseyin’in avuçları kanı revan ile... Seslendi Rabbine!... “Bize yardım et Yarab!.. yada hakkımızda ondan daha hayırlısını nasıp et” Savurdu kanları gökyüzüne Açtı kanatlarını melekler Bir damla yere düşmesin diye... Buda Hüseyin davasının kurbanıdır... 6 aylık... Boğazında ok.. Abdullah...
Bu ne şerefli bir dava böyle... Hakkı aşikar kıldı..
Ey efendim! Ey İmamım! Kelimeler yetersizleşiyor Sukût yerini alıyor Ali’nin ilmiyle... Susuyor dağlar taşlar Çünkü kerbubela da Hüseyin yürüyor. Simayı nuru Resulü Ekrem Gözlerinde sonsuz sabır deryasın da dalgalanan Ve... Dedesinin ümmetini.. Allah’ın hakkını savunmak için Şehitler serveri ... Batıla cephe alıyor miğferi iman ile Batıl zayi oldu... senin kıyamın ile. Himayen altında uyuyan gözler şehadetinle uyandı..
Mızrak ucunda konuşan Kur’an Mızrak ucunda asil duran kesik başlar...
Şam-ı gariban yolunda Analar anası .. Bacılar bacısı... En değerlilerin yücesi Bir günde karalar bağlayan Kerbelada Hüseyin’in kanıyla yazılan bayrağı dalgalandıran Ey Hüseyin!... Şehitlerin efendisi. Sabrıyla Asiye, İffetiyle Meryem, Tevekkülüyle Hacer, Cömertliğiyle Hatice, Cihadıyla Annesi Fatıma gibi İşte Alinin ziyneti ZEYNEB, Yezide meydan okuyor Nasılda dile getirdi; Allah’ın dinini Nasılda dile getirdi; Hüseyin'in davasını O zulm sarayında yaşanan sevinç Nasılda yerini hüzüne bıraktı..
Çıktı minbere Seyyid-i Seccad. Resulü anlattı zulm sarayında. Oku oku müezzin ezanı oku dendiğinde Nasılda dile getirdi ceddini Nasılda susturdu Hakk’a baş kaldıranları..
“Ben Kerbela da güzellikten başka hiçbir şey görmedim” diyen dil... Rugeyyen ağlar Boynu bükük cevap bekler Ufacık yüreğine Kerbela’yı sığdıran Rugayye Kim verecek bu kıza cevap Desin anlatsın babasını Hangi dil anlatacak Dilsiz dil... Baban şehid oldu Rugayye diyemeyen dil... Biçare Zeyneb Çöle hayat veren Zehra’nın kızı... Dili tutulan Getirdiler sinesini, Koydular Rugayye’nin önüne Feryad-ı figan eyler Bir parça bedeninde Rugayye’nın Ruhunu teslim eder Yaralı, karalı, yanık Zeyneb’in dizi dibinde...
Müptela oldum aşkına YA HÜSEYİN!... Biçare gönlümün sultanı YA HÜSEYİN!... Yaralarıma sürülen merhem YA HÜSEYİN!... Harabe kırık gönüllere lütfedilen YA HÜSEYİN!... Başlangıcı saadet ve mağfiret sonu da şehadet ve rahmet...
Hüseyin ... Kerbela... Bir damla kan ... Bir damla gözyaşı... Ve bir damla su...Alıntı: | |
| 01-12-2010 10:02 AM | |